Pazartesi - Cumartesi08:30-18:30Bizi ara0850 241 76 50

Blog

mez-1200x675.jpg
serhan ss
22/Mar/2020

Mezoterapi nedir?

Mezoterapi; vitaminlerin, minerallerin, aminoasitlerin, enzimlerin tek başlarına ya da genellikle karışım halinde derinin orta tabakasına mikroenjeksiyon ile uygulanması tekniğidir. Enjekte edilecek maddeler kişiye ve kişinin isteklerine uygun olarak seçilir.

Mezoterapi hangi durumlarda uygulanır?

Mezoterapi birçok farklı durumda uygulanabilir. Mezoterapinin en sık uygulandığı durumlar şu şekilde sıralanabilir;

  • Cilt yaşlanması ve sarkması
  • Leke tedavisi, güneş lekeleri
  • Deri çatlakları
  • Selülit
  • Kilo kaybı
  • Saç dökülmesi, saç tedavisi, kellik
  • Gözaltı morlukları ve gözaltı torbaları
  • Alerjiler
  • Spor yaralanmaları
  • Vitiligo (derideki pigment yetersizliği)
  • Akut ve kronik ağrılar
  • Fibromiyalji (geceleri yeterince uyku almasına rağmen sabah kalktığında insana kendini hiç uyumamış gibi hissettiren yumuşak doku romatizması).

Hangi durumlarda mezoterapi uygulanmaz veya uygulanması sakıncalıdır?

Mezoterapinin aşağıda verilen durumlarda uygulanmaması önerilir. Bu durumlar:

  • Gebelerde
  • Süt veren annelerde
  • İnme (felç) geçmişi olanlarda
  • İnsülin bağımlı diabetes mellitus (şeker hastalığı) olanlarda
  • Kanser hastalarında
  • Kan pıhtılaşma sorunu yaşayanlarda
  • Kullanılacak ilaçlardan herhangi birisine karşı alerjik reaksiyon geçirme riski olanlarda
  • Ürtiker hastalarında
  • Birden fazla ilaç tedavisi gerektiren kalp hastalığı bulunan insanlarda mezoterapi uygulanmaz.

Mezoterapinin özellikleri nelerdir?

Mezoterapide küçük miktardaki ilaçlar mikroenjeksiyon yöntemi ile direkt problemli bölgeye verilir. Bu şekilde sistemik bir etki oluşturmaksızın problem çözülür ve tedaviden maksimum fayda sağlanır.

Mezoterapinin yan etkileri nelerdir?

Enjeksiyon bölgesinde geçici kızarıklıklar ve morarmalar oluşabilir. Bu bir sorun teşkil etmez çünkü kullanılan maddeler sistemik dolaşıma karışmadığından bu etkiler 1-2 gün içinde kendiliğinden kaybolur.

Mezoterapi tedavisine cevap ne zaman alınır?

Tedaviye cevap problemin şiddetine, kişinin yaşına ve cilt yapısına bağlı olmakla birlikte genellikle 2. veya 3. seanstan sonra görülmeye başlanır.

Mezoterapi sonrası nelere dikkat edilmelidir?

Mezoterapi seanslarından önce ve sonra aspirin gibi kanı sulandıran ilaçlar kullanılmamalıdır. Mezoterapi seansından sonra, uygulama yapılan bölgeye yaklaşık 10-15 saat su değdirilmemelidir. Kot, dar pantolon gibi vücudu saran pantolonlar giyilmemesi tavsiye edilir. Mezoterapi seanslarından sonra 48 saat zorlu hareketler, 10-15 saat banyo ve makyaj yapılmamalıdır.

Saç Mezoterapisi

Saç mezoterapisi, hem kadınlar hem de erkeklerde saç dökülmesini engelleyen, bununla beraber saç uzamasını sağlayan ve kelliğin tedavisi olarak da kullanılabilen bir yöntemdir. Kelleşme sorunu yaşayan insanların saç derisindeki gerekli vitamin, mineral ve besin ögelerini sağlayarak, saç dökülmesini önler. Besin ögeleri içeren enjektör yardımıyla, saç derisine bir sıvı enjekte edilerek gerçekleştirilir. Bu yöntem ayrıca hücre metabolizmasını hızlandırır, enfeksiyonları yok eder ve saç derisindeki kan dolaşımının hızını oldukça artırır. Saç foliküllerini de canlandırırarak, uzun, güçlü, hacimli ve sağlıklı saçlara kavuşmanıza yardım eder. Mezoterapi yönteminde oldukça ince iğneler kullanılarak, saç derisinin 2-3 mm altına vitamin, mineral, antioksidanlar ve dokuyu güçlendirip, bakım yapacak diğer bileşenler enjekte edilir. Genellikle saç ekim işleminden 6 ay sonra uygulanır ve yeni çıkmış saç tellerine bakım yapıp güçlendirerek gelecekteki saç dökülmeleri önlenir.

Genetik yatkınlık, çevresel faktörler (stres, sigara, hava kirliliği, UV ışınları), hormonal bozukluklar, beslenme ve uyku düzensizlikleri; saçlarda kırılma, dökülme, cansızlaşma ve seyrelmeye neden olur. Mezoterapi uygulamaları ile saç köklerinin kan dolaşımı artırılır, beslenmesi için gerekli olan vitamin, mineral ve aminoasitlerin saça ulaşması sağlanır. Özellikle bazı tip saç dökülmelerinde saç mezotarepisi ile iyi sonuçlar alınmaktadır. Hastanın problemine göre haftalık veya iki haftalık seanslar şeklinde 4-10 seans yapılır.

Yüz Mezoterapisi (Mezolifting)

Güneş hasarı ve kolajen kaybı birleşerek cildin dolgunluğunu ve görünümünü bozar. Yüz mezoterapisinde ilaçlar küçük miktarlarda karıştırılarak cildin içine ve altına direkt olarak verilir. Mezoterapi ile cilt etkili maddelerden kısa sürede faydalanabilir. Ayrıca ilaçlar çok az miktarda verildiği için kullanılan maddelerin yan etki olasılığı azalır. Yüz mezoterapisi (mezolifting) cildi yenileyen, cilt kırışıklığı ve cilt sarkmalarına etkili olan doğal ve faydalı bir yöntemdir. Mezolifting oldukça etkili bir anti-aging tedavidir. Ciltte kolajen sentezini uyarır; gençleşme, sıkılaşma ve parlaklık sağlar. Yüz mezoterapisi sonrası cilt daha taze ve dinlenmiş görünür. Cildin elastikiyeti artar ve cilt sarkması azalır. Kırışıklıklar hafifler. Cilt aydınlık bir görünüme kavuşur.

Yüz  mezoterapisi yönteminde cildi yenileyen hyaluronik asit, antioksidanlar, vitaminler, mineraller ve amino asitler cilt altına minik iğnelerle uygulanır. Bu faydalı maddelerin direkt cilde verilmesi ve cildin uyarılması cildin kolajen ve elastin üretimini artırır, ciltte nemlenme artar ve cilt yenilenir. Uygulama öncesi cilt temizlenir ve dezenfekte edilir. İşlemden yarım saat önce anestezik krem sürülebilir.

Yüz mezoterapisi başlangıçta 1-4 hafta aralıklarla uygulanır. Ortalama 4-6 seans sonrası 3-6 ayda bir tekrarı yapılabilir. Yüz mezoterapisi sonuçları ikinci seanstan sonra ortaya çıkmaya başlar. Tedavi bittikten sonra cilt yenileme etkisi devam eder.

İğnesiz Mezoterapi

Son yıllarda sıkça tercih edilen iğneli mezoterapi uygulamasına alternatif olarak geliştirilen iğnesiz mezoterapi ile artık ağrı ve acı olmadan cildi yenilemek mümkün.

Mezopeelingin en önemli özelliklerinden biri içeriğinde bulunan etkin karışımdır. Ayarlanmış oranlarda TCA (Tricarboksilik asit) ve H2O2 kombinasyonu içeren yöntem, cilde hasar vermeden fibroblast büyüme faktörlerini uyararak ciltte etki sağlar. Böylece ciltte iğne kullanmadan, iğnesiz olarak bio güçlendirme ve canlandırma sağlanır. Uygulama sonrasında cilt altında kolajen üretimi ve güçlü lifting etkisi devam ederek cildin sorunlarını tedavi eder ve yeni kolajen oluşumunu tetikleyerek hücrelerde biyolojik uyarım gerçekleştirir.

Mezoterapi yaptırmak isteyen, ancak iğneleme işleminden korkan hastalar için ideal olan Mezopeeling, yüz, boyun, göğüs ve dekolte bölgelerinde yaşanan sarkma, gevşemeye yönelik sıkılaştırma, skar ve iz tedavisi, çatlak tedavisi ve leke tedavisinde kullanılır. Uygulamadan başarılı sonuçlar da elde edilmektedir.

Mezopeeling dolgu ile kombine edilirse her iki uygulamanın etkisinin arttığı bir sinerji yakalanır. Lazer veya radyofrekans tedavilerinde, ip ve roller ile de birlikte de kullanılabilir.

Selülit mezoterapisi

Selülit her yaş grubu kadın ve erkekte görülebilen bir dolaşım rahatsızlığıdır. Problem genelde hormonal faktörlere bağlı lenf drenaj sorunu sonrası ortaya çıkar. Mezoterapi ile cildin altına enjekte edilen maddeler selülitli alanda kan akımını ve lenfatik dolaşımı düzenler, yağ depozitlerini çözer ve son olarak sertleşmiş bağ dokuyu düzeltir. Bu şekilde kişinin görünümü değiştirir. Selülit tedavisinde mezoterapi ile 4-10 hafta süre içinde, haftada bir uygulama ile başarılı sonuçlar alınır. Tedavi diyet ve egzersiz ile desteklenirse sonuçları oldukça kalıcıdır.

Bölgesel yağlanma

Mezoterapi, karın, bel, kol ve bacaktaki bölgesel yağlanmaların giderilmesinde liposuctiona alternatif tedavi olarak sunulmaktadır. Enjeksiyon alanındaki yağ dokunun yıkılmasını sağlar. Tedavi, eğer diyet ve egzersiz ile desteklenirse sonuçları normalden daha uzun süre kalıcı olur.


5-1200x675.png
serhan ss
20/Mar/2020

PRP yani kişinin kendi kanı ile kas- iskelet sistemi yaralanmaları ve hastalıklarında da başarılı sonuçlar alınabilmektedir. Omuz ağrıları, ön çapraz bağ yaralanmaları, eklem kireçlenmeleri, ayak bileği burkulmalarının tedavisinde PRP’den yararlanılabilir. PRP tedavisinde kullanılan trombositler hastanın kendi kanından alınan numuneden ayrıştırılarak elde edilmekte ve serum olarak yaralı bölgeye uygulanmaktadır. Enjekte edilen sıvıda yüksek konsantrasyonda trombosit ve büyüme faktörleri bulunur.

Normal kanın 1 mililitresinde 150.000-400.000 trombosit bulunurken PRP’de bu sayı 1.000.000’un üzerine çıkar. Trombositler ayrıca sessiz lokal kök hücrelerini aktive ettiğinden plazma sıvısı doğal bir ilaç gibi etki gösterir. Yaralanmanın ve zedelenmenin olduğu tendon kıkırdak gibi yapıların iyileşmesini hızlandırır.

PRP’nin ağrı tedavisinde en çok kullanıldığı alanlar ise şöyle;

  • Omuz ağrıları,
  • Tenisçi dirseği, golfçu dirseği,
  • Ön çapraz bağ yaralanmaları; diz, omuz,
  • Kalça eklem kireçlenmesi,
  • Diz kapağı tendiniti,
  • Ayak bileği burkulmaları,
  • Topuk dikeni
  • Kulunç ağrısı olarak bilinen kas gerginliklerinin tedavisi…

3-1200x675.png
serhan ss
20/Mar/2020

PRP genel cerrahi, plastik cerrahi ve ortopedinin değişik alanlarında uygulanmıştır. Bunlar içinde ortopedik kullanımları birkaç başlık altında özetlenebilir.

  1. Kronik tendinopatiler: Tenisçi dirseğinde PRP uygulamaları ile %79-93 oranında başarılı sonuçlar elde edilmiştir. Bu oran kortizon uygulaması ile elde edilen sonuçlardan biraz daha iyidir, ayrıca kortizon uygulamasının dezavantajlarından kaçınılmış olur. Benzer şekilde aşil tendon hastalıklarında, kronik patellar tendon yaralanmalarında ve plantar fascitis hastalığında PRP uygulamaları ile % 80 civarında başarılı sonuçlar bildirilmiştir. Bu hasta grubunda istirahat, ilaçlar ve fizik tedavi yöntemleri ile yeterli sonuç alınamayan durumlarda PRP tercih edilmelidir.
  2. Diz bağ yaralanmaları: Sporcularda sık görülen iç yan bağ yaralanmaları sonrası PRP enjeksiyonları ile daha hızlı iyileşme ve daha kısa sürede spora dönüş olduğunu gösteren çalışmalar vardır.
  3. Kas yaralanmaları: Yine sporcularda görülen kas çekmeleri veya kas içi kanamalarda PRP enjeksiyonları ile daha hızlı spora dönüş bildirilmiştir.
  4. Osteoartrit (Kireçlenme): Diz eklemindeki osteoartritin erken evrelerinde PRP enjeksiyonları ile 6 ay süreyle hastaların ağrılarında azalma ve fonksiyonlarında düzelme olduğu bildirilmiştir. Ancak PRP tedavisi hastalığın doğal seyrini değiştirmez ve var olan aşınma ve yıpranmayı geri döndüremez. Karşılaştırmalı çalışmalarda PRP enjeksiyonlarının hyalüronik asit enjeksiyonlarına göre biraz daha üstün olduğu gösterilmiştir.
  5. Kıkırdak onarımına destek olarak: Genç hastalardaki kıkırdak yaralanmalarının tedavisi halen önemli bir sorun olarak karşımıza çıkmaktadır. Günümüzde hasarlı eklem kıkırdağını orijinal mimari yapısı ve biyolojik özellikleri ile yeniden oluşturmak mümkün değildir. Bir çok tedavi yöntemi ile oluşturulan tamir dokusunun kalitesini artırmak için PRP uygulamaları gündeme gelmiştir. Kıkırdak onarımında kullanılan ve matriks adı verilen biyolojik örtüler, içlerinde hücrelerin gelişmesi ve kıkırdağa dönüşmesi için uygun ortamı sağlayan sentetik ve eriyebilen yapılardır. Bu matrikslerle beraber PRP veya kemik iliği konsantresi uygulamaları ile, daha yüksek kalitede bir onarım dokusu elde edilebileceği gösterilmiştir. Günümüzde PRP’nin en çok üzerinde çalışılan ve en heyecan verici alanı budur.
  6. Cerrahi sırasında yardımcı olarak: Çeşitli çalışmalarda PRP’nin jöle şeklindeki formu, diz protezi, omuz kas kopmalarının tamiri ve ön çapraz bağ onarımlarında kullanılmıştır. Ameliyat sonrası kanamayı azaltmasına rağmen, sonuçlar üzerinde olumlu bir etkisi olduğu gösterilememiştir.

plasma-e1443699632295.jpg
serhan ss
15/Kas/2018

PRP nedir?

PRP, İngilizcede ‘Platelet Rich Plasma’ ifadesindeki kelimelerin baş harflerinden oluşan ve kişinin kendi kanından elde edilen maddenin enjeksiyonu ile yapılan tedavi şeklidir. Enjekte edilen madde platelet bakımından zenginleştirilmiş plazmadır. Plazma, kanın pıhtılaşmasına yardımcı olan ve platelet adı verilen özel hücreler veya başka faktör ve proteinler içeren bir kan bileşenidir. Plazma ayrıca hücre büyümesini destekleyen çeşitli proteinler de içerir. Araştırmacılar, plazmayı kandan izole ederek ve konsantre ederek platelet hücreleri bakımından daha zengin bir plazma olan PRP adlı kan bileşenini elde etmiştir.

PRP’nin zarar görmüş dokulara enjekte edilmesi vücutta yeni, sağlıklı hücrelerin büyümesini teşvik eder. PRP’nin hasarlı dokudaki iyileşmeyi desteklediği de düşünülür. Doku büyüme faktörleri, hazırlanan konsantre enjeksiyon maddesinde daha yoğun olduğu için, vücut dokularındaki iyileşme hızlanır.

PRP tedavisi nasıl yapılır?

Tamamlanması yaklaşık 30-40 dakika süren PRP terapisi, hastanın kanının bir tüpte toplanmasıyla başlar. Trombosit bakımından zengin plazma, tam kanın diğer bileşenlerinden santrifüj yöntemi ile ayrılarak kullanılır. Çünkü trombositler, yaralı dokuları onarmak için gerekli olan büyüme faktörleri için doğal bir rezervuar görevi görür. Trombositlerin salgıladığı büyüme faktörleri, kolajen üretimini ve tendon kök hücrelerinde gen ve protein ekspresyonunu artırarak doku iyileşmesini uyarır. Bu büyüme faktörleri ayrıca kan akımını hızlandırır ve kıkırdakların daha sert ve esnek hale gelmesini sağlar.

PRP enjeksiyonları farklı şekillerde yapılabilir. Örneğin saç dökülmesi için kafa derisine enjeksiyon yapılmadan önce gerekli görülürse lokal bir uyuşturucu solüsyonu olan lidokain uygulanır. Bunun için tedavi seansına biraz erken gelinmesi gerekebilir. Genellikle enjeksiyona bağlı ağrıyı azaltmak için PRP ile bir lokal anestezik ilaç karıştırılır. Bazen cerrahi işlemle birlikte PRP enjeksiyonu yapılabilir.

PRP nasıl uygulanır?

PRP enjeksiyonları bu alanda eğitim almış uzman doktorlar tarafından uygulanır. İşlem birbirini takip eden çeşitli basamaklarda gerçekleştirilir. PRP uygulaması sırasında izlenen yol şu şekildedir;

  • Öncelikle enjekte edilecek PRP’yi hazırlamak için sağlık uzmanı tarafından hastadan bir miktar kan alınır. Alınan kan miktarı PRP’nin nereye enjekte edileceğine bağlıdır. Örneğin, saç dökülmesine yönelik kafa derisine yapılacak enjeksiyon için alınan kan miktarı yaklaşık olarak 20 mililitredir.
  • Steril şartlarda tüp içine alınan kan örneği bir santrifüj cihazına yerleştirilir. Santrifüj cihazı, çok hızlı bir şekilde dönen ve kan bileşenlerinin ayrışmasını sağlayan bir makinedir. Ayırma işlemi yaklaşık 15 dakika sürer. Bu işlem trombositleri diğer kan bileşenlerinden ayırır.
  • Daha sonra bileşenlerine ayrılmış plazma etkilenen bölgeye enjeksiyon için hazır hale getirilir. İşlemle konsantre trombosit içeren plazma elde edilir.
  • Tendon gibi enjeksiyon yapılması planlanan alanları belirlemek için ultrason gibi görüntüleme yöntemleri kullanılır.
  • Enjeksiyon alanı belirlendikten sonra hazırlanan PRP etkilenen bölgeye enjekte edilir.

Enjeksiyon, normal kandan 5 ila 10 kat daha fazla miktarda trombosit konsantrasyonu içerdiğinden PRP’nin iyileşmeye hızlandırıcı yönde etki ettiği düşünülür. Kanın alınmasından işlemin tamamlanmasına kadar geçen süre genellikle yarım saat gibi bir zaman dilimi kapsar.

PRP neden uygulanır?

PRP iyileşmeyi hızlandırmak ve iltihaplanmayı azaltmak için kullanılır. Saç büyümesini teşvik etme, cilt gençleştirme, yumuşak doku iyileşmesini hızlandırma gibi çeşitli nedenlerden dolayı trombosit bakımından zengin plazma terapisi veya PRP enjeksiyonları kullanılabilir. Trombosit aktivasyonu, vücudun doğal iyileşme sürecinde önemli bir rol oynar ve PRP ile bol miktarda trombosit hedef bölgeye enjekte edilir.

Kişinin kendi kanından elde edilen maddeyle uygulandığından ciddi yan etkilere neden olmaması PRP’nin uygulanabilirliğini artırır. Bununla birlikte yapılan bilimsel araştırmalara göre, henüz yeni bir tedavi yöntemi olması nedeniyle, PRP’nin sağladığı faydalar kesin olarak kanıtlanamamıştır.

PRP’nin olası yan etkileri nelerdir?

PRP, cilde uygulanan enjeksiyon nedeniyle potansiyel yan etkilere sahiptir. PRP, doğrudan vücuttan alınan maddeleri içerdiği için, alerjik reaksion kortizon veya hyaluronik asit gibi diğer ilaçların enjekte edilmesiyle oluşan alerjik reaksiyon riskine göre daha azdır. Ancak, aşağıdakiler dahil enjeksiyonun kendisinden kaynaklanan çeşitli riskler vardır:

  • Enfeksiyon
  • Sinir yaralanmaları
  • Enjeksiyon bölgesinde ağrı
  • Kanama
  • Doku hasarı

Hastaların çoğunluğu işlemden hemen sonra günlük aktivitelere dönebilir.

PRP enjeksiyonları için iyileşme süresi ne kadardır?

Yaralanmanın ardından ilgili bölgeye PRP enjeksiyonu yapıldığında doktor tarafından etkilenen bölgenin dinlendirilmesi önerilebilir. Bununla birlikte, istirahat önerisi daha ziyade yaralanmanın derecesi ile ilgilidir. Çoğu insan yaralanmadan bağımsız olarak PRP enjeksiyonlarını takiben hemen günlük aktivitelerine devam edebilir.

PRP enjeksiyonları yapıldıktan sonra hemen bir fark gözlenmez, çünkü öncelikle büyüme faktörlerinin aktive olarak devreye girmesi gerekir. Bu nedenle, uygulamadan sonraki birkaç hafta veya ay içerisinde yaralanan bölgenin daha hızlı iyileştiği veya kafa derisinde beklenenden daha fazla saç çıktığı fark edilebilir.

PRP tedavisi kaç seansta tamamlanır?

Artrit veya kronik tendinit tedavisi için çoğu hastada 2-3 seanslık PRP tedavisine ihtiyaç duyulur. Akut kas yaralanmalarında sıklıkla 1-2 seans yeterli olur. Yaş ihtiyaç duyulan seans miktarını belirleyen önemli bir faktördür. Çünkü yaşlandıkça vücuttaki kök hücre sayısı azalacağı için tedavi için daha fazla seansa ihtiyaç duyulabilir.

PRP seansları genellikle 2 hafta aralıklarla uygulanır. Kişinin ihtiyacına ve hastalığına göre ortalama 3-8 seans olacak şekilde planlanır. Saç dökülmesi ve cilt gençleştirme için mezoterapi ile kombine edilebilir. Seanslar tamamlandıktan sonra yılda 1-2 kez olmak üzere enjeksiyonlara devam edilebilir.


shutterstock_1285249030-min.jpg
serhan ss
15/Kas/2018

PRP kullanım alanları nelerdir?

Bir dizi durum ve rahatsızlığın tedavisinde PRP enjeksiyonları kullanılır. PRP’nin en sık tercih edildiği alanlar arasında şunlar sayılabilir;

  • Saç dökülmesi: Saç büyümesini teşvik etmek ve saç dökülmesini önlemek için kafa derisine PRP enjeksiyonları yapılabilir. Yapılan araştırmalara göre, PRP enjeksiyonlarının, erkek tipi kellik olarak da bilinen androjenik alopesi tedavisinde etkili olduğu gösterilmiştir. Özellikle erkeklerde görülen genetik kökenli saç dökülmelerinde yüz güldürücü sonuçlar elde edilebilir. PRP, saç mezoterapisi ile kombine edilerek de uygulanabilir.
  • Tendon yaralanmaları: Kasları kemiğe bağlayan sert, kalın doku bantlarına tendon denir. Genellikle tendonların yaralanma sonrası iyileşmeleri yavaştır. Tenisçi dirseği, ayak bileğinde aşil tendiniti veya dizdeki patellar tendonda ağrı ya da iltihap gibi kronik tendon problemlerini tedavi etmek için PRP enjeksiyonları kullanılabilir.
  • Ameliyat sonrası onarım: Bazen ameliyattan sonra omuzdaki rotator manşet tendonu gibi yırtık bir tendonu veya ligamentleri onarmak için PRP enjeksiyonları kullanılır.
  • Osteoartrit (Kireçlenme): PRP osteoartriti olan hastaların diz, kalça gibi eklemlerine enjekte edilir. Yapılan az sayıda çalışmaya göre PRP enjeksiyonlarının osteoartrit tedavisinde hyaluronik asit enjeksiyonlarından daha etkili olduğu saptanmıştır.
  • Cilt Gençleştirme: Yaşın ilerlemesi ve çevresel faktörlerin etkisiyle ciltte ortaya çıkan yaşlanma belirtileri için PRP enjeksiyonları kullanılabilir. Uygulama ile cilt elastikiyetinde artma, kırışıklıklarda azalma gibi olumlu etkiler gözlemlenebilir. Ciltteki yara izlerinden kurtulmak için de PRP tercih edilebilir.

PRP, çok yeni bir tedavi yöntemi olduğundan etkinliği henüz tam olarak açıklığa kavuşturulamamıştır.



Türkiye İletişim


Adres

Abdurrahman, Yaşar atlı plaza No:1, 22020 Edirne Merkez/Edirne


Telefon

0850 241 76 50


E-Posta

info@naturesaglik.com.tr



Sosyal Medya


Instagram

Facebook

Pinterest

Twitter

Twitter

LinkedIn

Tüm hakları saklıdır. 2020 Natures Sağlık ve Medikal | PRP Uygulama Ürünleri | Mezoterapi

ArabicAzerbaijaniBulgarianEnglishGreekPersianRussianTurkish
Scroll Up